GİRESUN...GİRESUN



Fındığı olgunlaşan
Dallar şimdi cıdıktır,
Yurttan ayrılan ey "Can"
Nasibin hıçkırıktır.

Ararsın yıldan yıla
Sevinci nerde diye
O cennet adlı sıla
Yok mu kaderde diye.

Çağırır da yanık, üzgün bestesiyle gurbetin,
Gezerken tenhalarda... Niçin bana dur dedin?
Duramam şen Giresun, bir egönüllü kaçağım,
Seni sevmediğimden değil mi ki ırağım...

Yalan, yalan... Ufkumun nurlu bir serabısın,
Buydururken gariplik, hayalin der gel ısın.
Koşarım bin hicrandan kaçıp koynuna yurdum.
İlle, iile bu akşam karşında hayran durdum.

-Gündüz-
Yanaşırlar bir afili
Sorgu çizip de kayıklar,
Konuşaraktan kuş dili
Komşu lızlar iç ayıklar.

Vinçler durmadan garıldar,
Kişner şilepler at gibi,
İskeleye dek hamallar
Sağlanır bir halat gibi.

Gider karın gere gere
Dik kulaklı gebeş çapar,
Fındık yükler gemilere,
Sonra da Lonca`ya sapar.

Sindi vapurlar batıy,
Sağırlaşan liman yol yol,
Martılar dödü yatıya,
Biz yorulduk diye ayol!

-Akşam-
Gölgesini suya bana
Şu Lonca`nın var bir suçu,
Akşamlar sessiz yanan
İnce, zarif Burunucu.

Burunucu, Burunucu!
Gurbet yolu çok yorucu,
Tüten bir ah gemilerin
Enginde siyah sorgucu.

Bayır`da camlar tutuşmuş,
Gökler olmuş renk kaynağı,
Ortalık sanki uyuşmuş,
Garipsemiş Dikmen dağı.

Dikmen dağı, Dikmen dağı!
Ne kaviymiş aşkın bağı,
Ölüm gelse dindirir mi
İçimdeki bu sağnağı?

-Gece-
Uzakta kalmış Melikli,
Uzlete dalmış Melikli,
Orda zümrüt düğme ile
Gece göklere ilikli.

Destek tutar Gedikkaya
Ablak yüzlü şirin aya,
Saytaş der ki yorgun Kale
Başını göğsüme daya.

Bir takırtı... Gayet uzak,
Mutlak balıkçı olacak,
Kumyalı`da düşmüş suya
Yıldızlardan bir çotanak.

Gölgeleri ay dürüyor...
Hanlar ışık püskürüyor...
De..y Tabaklar deresinde
Yine köpekler ürüyor.

Minik birden koşarak havlayınca irkildim,
Baktım dağlar çatışmış, baktım ki aradayım,
Gelirdi bükten kağnı hıçkırıkları... bildim,
Ürperen, yaprak döken mahzun Tamzara`dayım.

İniyorken keçi, sığır,
Dıngırlı`dan tıngır tıngır,
Dile gelen bu hicranı
Susup dinler dağ, dere, kır..

Uçar günün benzi beti,
Kalmaz yamaçların neti,
Sezerim ta canevimden
Sızlanarak ben gurbeti.

Yavru minik, garip minik,
Kulakların niçin inik?
Seni de mi yoksa yaktı
Hasretiyle yeşil Cenik?

Anılınca güzel adı
Gözlerim bak doluksadı,
Firkatin çok acı tadı,
Kahpe felek durmadan sun...

Bu sessizliği dağlayan,
Değirmendeki çağlayan.
Vartenhada bir ağlayan
Senin için şen Giresun!
  • PAYLAŞ
  • İzlenme : 617