ankara escort porno ilbet yabancı dizi izle

GÜRSEL EKMEKÇİ

GÜRSEL EKMEKÇİ

Söyleşi22.08.2015 00:00


GÜRSEL EKMEKÇİ

ADD. Başkanı, gazetecilik- yerel ve Ulusal,Masal Kafe,.. “Baklava Desenli Ev”” Hasır Tabure” gibi kitap; “Camış Beni Kaktıya” gibi cd si vardır.

 Gürsel Ekmekçi ile yaptığımız söyleşiyi beğeneceğinizi umuyoruz.


 ADD BAŞKANLIĞI:

 Ülkeme ve Atatürk Devrimlerine meydan okunduğunu gördüğüm için, ADD Başkanlığına soyundum. Bu anlamıyla, ADD Başkanlığı benim için bir ''sefer görev emri'' sayılabilir.Birisinin, bu meydan okumaya karşı dik durması, sokağa inmesi ve hodri meydan demesi gerekiyordu. Ne gibi değişimlere imza attın sorusunun en büyük yanıtı budur; omuzdaşlarımızı salonlardan-panellerden-konferanslardan vesaireden kurtarıp, sokağa ve halkın arasına döktüm.

 Ben sağ olduğum sürece, çok değerli isimler gelmedikçe salonlara girmeyeceğiz.

 Yeri gelmişken şu mesajı da vermek isterim; beni bu yolda kimseyle karıştırmayın, hiçbir kişisel ikbal beklentisinde değilim. Yani şunu demek istedim, beni asla siyasetin içinde göremeyeceksiniz, derneğimi kullanıp başka bir makama sıçramayı düşünmüyorum.

Derneğimiz bünyesin de kişisel hedeflerim var tabii ki, bunu da zamanı gelince nasıl olsa göreceksiniz.

ETKİNLİKLER:

Yaptıklarımızla, belli bir duruş sergilemek istiyoruz. Örnekler vereyim; Liman Parkı'mızda, Atatürk tarafından gönderilen bir çam ağacı olduğunu öğrendik bir tesadüf sonucu. Ve bunu o yıllarda ilkokul öğrencisi olan büyüklerimize teyit ettirdik. O ağacı  'Cumhuriyet Ağacı'' ilan ettik ve geçtiğimiz 10 Kasım'da Ata'mızı, kendi ağacının altında şarkılar söyleyerek andık.

Aynı gece, ''UykurnTutmadı Atam'' isimli eylemimizle, Atatürk Heykeli önünde sabahladık.

Bunlar değil ulusa basın, dünya basınında bile yer buldu.

Anneler Günü'nde, ''Çocuk Oyunları Olimpiyatı'' adı altında, Atapark'ı şenlendirdik. Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile el ele verip, unutulmaya yüz tutmuş çocuk oyunlarını oynadık. Birdir bir, uzun eşek, yakan top falan...

Örnek çok. Bu ve benzeri 65 ayrı eylemi, etkinliği gerçekleştirdik. Kaba hesap 15 günde bir sokaktaydık. Fakat sitem etmeden geçemeyeceğim, Giresun zor şehirdir. Çoğu kimse ''helal olsun'' demeyi bilmez. Kimseden takdir beklediğim yok, ama körlüğün de bir sınırı olmalı. Hayatlarında hiçbir şey yapmamış adamlarca söylenen.

-''Vay efendim, ne bilelim o ağacı Atatürk'ün gönderdiğini''... -''Canım Sevgililer Günü'nde Atatürk Heykeli mi süslenirmiş''... -''Timur Selçuk Giresun'a gelmedi ki sırf.Bütün Karadeniz'e gelmiş''... gibi laflar kulağımızı, yüreğimizi incitti... -'' Aman efendim, ADD Başkanı Ata'nın huzuruna kravatsız mı çıkarmış''

Bu gibilerine cevaben ADD kervanının hiç durmadan yürüyeceğini söylemekten mutluluk duyarım

  

 GAZETECiLİK:

 Klasik anlamıyla gazeteci olduğumu düşünmüyorum. Dense dense, köşe yazarı denilebiir bana.Şehrimde Yeşilgiresun Gazetesi'nde, Ulusal Basında ise ULUS Gazetesi'nde uzun bir süredir yazmaktayım. Yeşilgiresun'un, Türkiye'mizin en köklü 5 yerel gazetesinden biri olmasının kıvancı, Ulus'un ise Milli Mücadele döneminden bizzat Atatürk tarafından kurulmuş olmasının gururu, yolda yürürken bile kalbimde durur.

 İlgi ve sevgiden hoşnut elbette. Allah okurlarımdan ve sevenlerimden razı olsun.

 Çok da uzatmadan bazı şeyleri tarihe bırakalım. Tarih, gereken değerlendirmeyi mutlaka yapar. Bir takım öngörüsüzlük ve fesatlıklar yüzünden bana yaşatılmayanları, torunlarım yaşayacaktır.

MASAL:

Masal Sanat Kafe'miz apayrı bir konu başlığı kuşkusuz. Açılış kurdelasını ulu ozan Bahtiyar Dayımoğlu'nun kestiği (nur içinde yatsın) sanat dostu bir mekan Masal...

 Yalnızca şehrimin sanat erbabını (tiyatrocusuyla, müzisyeniyle, ressamıyla,şairiyle,yazarıyla, fotoğrafçısıyla) ve Giresun'un eski ailelerini ağırlamak üzere yola çıkmış bir mekan Masal...

 Giresun'un eski aileleri kavramını çok önemsiyorum, çünkü Giresun eskiden Paris gibi birrnyerdi. Bizlere yaşatılan o sosyal ve kültürel hayatın, Türkiye'nin herhangi bir ilinde yaşanabilmiş olması mümkün değildir. İşte Masal, o güzel günlerin sürdürücüsü olmaya çabalamaktadır.

 İşyeri dememeye özen gösteriyorum, çünkü pek çok insanın evi gibi Masal.

 Ve göğsümü gere gere belirtmek isterim; bu coğrafyada insanların eşiyle-kızıyla,rnhatta iki hanımefendinin gece vakti bir başlarına gidebildiği yegane mekanıdır Masal.

Bir masada çayla kurabiye yenir, diğer masada rakıyla pilaki yenir. Her şey doğaldır.

Teşekkür beklemiyorum kimi kurumlardan. Gölge etmesinler yeter

rn 

 

ÜLKER KONUSU:

 25'li yaşlarımda Ülker'de çalıştım. Yönetici pozisyonundaydım ve ömrümce aldığım en dolgun maaşla hem de. Profesyonel iş yaşamının gereğince işimi iyi yaptığım kanısındayım. Sanırım 5 veya 6 sene sürdü oradaki ömrüm. Günün birinde, tamamenrniş yaşamındaki fikir uyuşmazlıkları nedeniyle bastım istifayı.

 Şimdilerde,takacak başka kulp bulamadıkları için, geçmişimde Ülker personeli olmam eleştiri konusu. Gülüp geçiyorum tabii.

 Ülker Ailesi'nin kimi yobaz kurumlara yakın durması beni bağlamaz. Ben, bugün dünyanın gıda devi olmuş, Godiva ve United Biscuits gibi inanılmaz firmaları satın almış bir Türk şirketinde çalışmış olmanın hazzına bakarım. Nerdeyse bacak kadar çocukken girdiğim bir firmadan öğrendiğim iş deneyimine bakarım.

 Çalıştığım yıllar boyunca, benim çağdaş yaşamımla ilgili en ufak bir sorun yaşamadığımı,rnen ufak bir ima dahi görmediği , yakamda Atatürk rozeti taşıdığımı, kaldı kirn Sabri Ülker'in makamında büyükçe bir Atatürk portresi bulunduğunun bilinmesini ısterim.

Hayatımın sonuna kadar Ülker personeli olarak kalacağım ve bunda bir çelişki göremiyorum.

NİÇİN BÜYÜK HARF YOK:

Gazete yazılarımda değil, ama kitaplarımda-öykülerimde-kişisel sitemdeki yazılarımda büyük harf kullanmadığım doğrudur.

Yalnızca Allah ve Atatürk yazarken kullanırım büyük harf. Bunun da anlamı açık sanırım.Recep'in r'si büyük olsa ne olur, olmasa ne!!!

 ''yanlış da anlaşılmak istemem.. heykeldi, 10 kasım'dı,TC'ydi, bu ve benzeri kavramları klişeleştirdiği, putlaştırdığım yok.. Ama üç kuruşluk herifler, hainiyle yobazıyla, Küritçi faşistiyle, yetmez ama ebetçisiyle benim değerlerime kafa tutarsan karşılığını görürsün..''

 SON OLARAK:

 Daymoğlu namıyla anılan Bahtiyar Öztürk Amca'mızı, şiir kitabıyla ve anısına düzenleyeceğimiz bir geceyle yad edeceğiz.

 Bunun Masal bünyesinde mi, ADD bünyesinde mi olması gerektiğini çok düşündüm. Sonunda ADD'de karar kıldım.

 Sonbaharda şehrimizi iki büyük etkinlikle tanıştıracak ADD:

 Fazıl Say Konseri ve Dayımoğlu Gecesi.

 Geriye baktığımda şunları görüyorum;

 Biliyorum ki bu şehirde, ADD var olduktan sonra,

 -kimse Valilik tabelasındaki TC harflerini silemez, - kimse Giresun Kalesindeki Türk bayrağını, kimse alay komutanlığındaki sancağımızı indiremez, - kimse Ata'mızın heykelinin kılına dokunamaz...

 Bilyorumrnki, bu şehirde Masal var olduktan sonra

 -kültür, sanat, edebiyat sevdalıları ''yetim'' olmaz, - hanımefendiler evlerinde oturmak zorunda kalmaz, - giresun kültürü yok edilmez...

 Teşekkür ederim..

 Teşekkürler Gürsel Ekmekçi.


Etiketler: gürsel ekmekçi

Diğer SÖYLEŞİ haberleri

  • PAYLAŞ

YORUM EKLE

Misafir olarak yorum yapıyorsunuz. Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.